Jannah Theme License is not validated, Go to the theme options page to validate the license, You need a single license for each domain name.
Haberler

Bulgaristan’da sandık bu kez yalnızca hükümeti değil, düzeni oylayacak

Bulgaristan, son 5 yılda 8’inci kez genel seçim için 19 Nisan’da sandık başına gidiyor. Cumhurbaşkanlığından istifa ederek Başbakanlık yarışına giren Rumen Radev’in yeni hareketi anketlerde ilk sıraya yerleşirken, seçim kampanyasının merkezinde Euro’ya geçiş, derinleşen ekonomik sıkıntılar, yolsuzluk iddiaları ve organize suç ağlarının siyaset üzerindeki etkisi bulunuyor.

Bulgaristan’da 19 Nisan’da yapılacak erken genel seçim, sıradan bir iktidar yarışı olmanın çok ötesine geçmiş durumda. Ülke, son 5 yılda 8’inci kez sandığa giderken, seçmen bu kez yalnızca hangi partinin hükümeti kuracağını değil, devletin nasıl yönetildiğini de tartışıyor. Ekonomik sıkıntılar, Avrupa Birliği ile entegrasyon hedefleri, 1 Ocak 2026 itibarıyla başlayan Euro kullanımı ve yıllardır çözülemeyen yapısal sorunlar seçim atmosferini belirlerken, asıl büyük kırılma devlet mekanizmasının kimlerin etkisi altında olduğu sorusunda düğümleniyor. Sokaktaki seçmenden en üst makamlara kadar uzanan tartışmada, Bulgaristan’ın bir hukuk devleti mi yoksa oligarklar ile eski istihbarat çevrelerinin etkili olduğu bir yapı mı olduğu sorusu artık seçim kampanyasının en sert başlığı haline gelmiş durumda.

Radev yarışa girdi, dengeler değişti

Seçime günler kala en dikkat çeken gelişme, eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in doğrudan Başbakanlık yarışına katılması oldu. Kurduğu “İlerici Bulgaristan” hareketiyle sahaya çıkan Radev, anketlerde yüzde 25 ile 30 bandında destek alarak ilk sıraya yerleşti. Uzun süredir hükümet krizleri, dağılan koalisyonlar ve kısa ömürlü iktidarlarla yorulan Bulgar seçmenin, bu hamleye güçlü bir karşılık verdiği görülüyor.

Radev, kampanyasını “devletin mafya ağlarından arındırılması” söylemi üzerine kurdu. Daha önce hükümet kurma süreçlerinde daha çok hakem pozisyonunda görülen bir figür olarak öne çıkan Radev’in bu kez doğrudan siyasi mücadeleye girmesi, ülkedeki statükoya karşı daha net bir meydan okuma olarak değerlendiriliyor. Radev ayrıca, “Romen modeli” diye tanımladığı bir engelle karşılaşabileceğini de savundu. Romanya’da 2025’te cumhurbaşkanlığı seçimlerinde elde edilen bir zaferin iptal edilmesini hatırlatan Radev, benzer bir tablonun kendi zaferi için de gündeme gelebileceğini öne sürdü.

Bulgaristan’da 5 yılda 8’inci seçim

Bulgaristan, 2021’den bu yana ardı ardına seçimlerle sarsılan bir siyasi tablo yaşıyor. Birbirine çok yakın aralıklarla yapılan seçimler, dağınık meclis yapısı ve ömrü kısa koalisyonlar ülkede kalıcı bir yönetim formülünü sürekli erteledi. Başbakan Rosen Jelyazkov’un koalisyonunun 2025 Aralık ayında yolsuzluk ve vergi artışlarına karşı düzenlenen protestoların ardından istifa etmesi, ülkeyi yeniden erken seçim sürecine taşıdı.

Bu nedenle 19 Nisan seçimi, yalnızca yeni milletvekillerinin belirleneceği bir gün olarak görülmüyor. Sandık, aynı zamanda Bulgaristan’ın yıllardır çıkamadığı siyasi kriz döngüsünü kırıp kıramayacağının da testi olarak görülüyor. Toplam 4 bin 786 milletvekili adayının yarışacağı seçimde 14 parti ve 10 koalisyon olmak üzere 24 siyasi oluşum yer alıyor.

Seçmenin öfkesi artık sistemin kendisine yönelmiş durumda

Bulgaristan’daki seçim tartışmalarının merkezinde artık sadece ekonomi ya da parti programları yok. Kamuoyunda giderek daha yüksek sesle konuşulan konu, devletin kimler tarafından ve hangi ilişkiler ağıyla yönetildiği. Ülkede özellikle 1989’da komünist rejimin çökmesinden sonra oluşan otorite boşluğu, eski istihbarat unsurları ile çeşitli güç odaklarının yeni bir düzene uyum sağlamasına zemin hazırladı.

1990’larda “sigorta şirketi” görüntüsü altında faaliyet gösteren yapıların zamanla kurumsallaşıp enerji, medya ve bankacılık gibi alanlara yayıldığı belirtiliyor. Bugünkü tartışmalarda ise bu geçmişin sadece tarihsel bir miras olarak kalmadığı, tersine devletin işleyişine nüfuz eden kalıcı bir ağ haline geldiği düşüncesi öne çıkıyor. Toplumda giderek yaygınlaşan algı, mafyanın artık sokakta çatışmadığı, meclis çatısı altında yasa yaptığı yönünde.

Bulgaristan’da Peevski tartışmaların merkezinde

Bu sistem tartışmalarında en çok öne çıkan isimlerden biri Delyan Peevski. Hakkındaki değerlendirmeler, klasik suçlama başlıklarının da ötesine taşınmış durumda. Peevski’nin ismi, doğrudan “sistemsel ele geçirme” iddialarıyla birlikte anılıyor. Yargı organları, emniyet ve medya üzerinde ciddi bir nüfuz sahibi olduğu yönündeki değerlendirmeler, seçim atmosferinin en sert tartışma alanlarından biri haline geldi.

Savcılık makamının Peevski ve çevresine ilişkin dosyalarda işlem yapmamasının, bu iddiaları besleyen unsurlar arasında olduğu ifade ediliyor. Bunun yanında kamu kaynaklarıyla Avrupa Birliği fonlarının belirli şirket çevrelerine aktarıldığı yönündeki suçlamalar da gündemdeki yerini koruyor. Bu nedenle seçmenin sandık başındaki tavrını yalnızca partilere göre değil, bu düzenin devam edip etmeyeceğine göre belirlemesi bekleniyor.

Euro’ya geçiş tartışmaları dindirmedi

Bulgaristan, 1 Ocak 2026 itibarıyla 145 yıllık para birimi Leva’ya veda ederek Euro Bölgesi’nin 21’inci üyesi oldu. Ancak bu tarihi adım, ülkedeki ekonomik huzursuzluğu sona erdirmedi. Aksine, Euro kullanımı toplumda yeni bir ayrışma başlığına dönüştü. Başbakan Rosen Jelyazkov bunu tarihi bir başarı olarak tanımlasa da, anketlerde halkın yüzde 49’unun Euro’ya geçişten kaygı duyduğu görülüyor.

Ülkenin Avrupa Birliği üyeliğinden bu yana “en yoksul üye” sıfatından kurtulamaması, milyarlarca euroluk desteğe rağmen kalkınmanın toplumsal refaha dönüşmemesi ve yapısal sorunların sürmesi, ekonomik başarı söylemini zayıflatıyor. AB fonlarının altyapı ve kalkınma yerine siyasi bağlantıları güçlü çevrelere aktarıldığı yönündeki iddialar, bu tartışmayı daha da büyütüyor. Şeffaflık eksikliğinin, ihalelerin niteliğini düşürdüğü ve Bulgaristan’ı yolsuzluk endekslerinde AB’nin en alt sıralarına hapsettiği düşüncesi kamuoyunda karşılık buluyor.

Nüfus azalıyor, gençler ülkeyi terk ediyor

Bulgaristan’ın önündeki en ağır yapısal sorunlardan biri de nüfus kaybı. 1989’da 9 milyon olan ülke nüfusunun, 2026 projeksiyonlarına göre 6,5 milyonun altına gerilemiş olması, sadece demografik değil ekonomik ve siyasal bir alarm olarak görülüyor. Avrupa Birliği üyeliğinin getirdiği serbest dolaşım hakkı, özellikle eğitimli genç nüfusun Almanya ve Avusturya gibi ülkelere yönelmesine yol açtı.

Sofya’daki sanayi tesislerinin mühendis bulmakta zorlandığı, kırsal bölgelerde ise terk edilmiş köylerin sayısının arttığı belirtiliyor. Bu tablo, seçim kampanyasında sıkça dile getirilen “devlet neden kendi insanını tutamıyor” sorusunu daha da büyütüyor.

Katılımın yükselmesi bekleniyor

Tüm bu gerilimli tabloya rağmen ya da belki tam da bu nedenle, seçime katılımın yüksek olması bekleniyor. Anketler, 19 Nisan seçimlerinde katılımın yaklaşık yüzde 60 seviyesinde olabileceğini gösteriyor. Bu oran, Ekim 2024’teki yüzde 36’lık katılımın neredeyse iki katına işaret ediyor. Halkın sandığa daha güçlü yönelme ihtimali, seçimlerin yalnızca bir siyasi prosedür olarak değil, bir hesaplaşma fırsatı olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

Yurt dışında da geniş bir oy kullanma organizasyonu planlandı. 55 ülkede toplam 493 sandık kurulacak. Türkiye’de ise Ankara, İstanbul, Edirne ve Bursa’da da sandıklar seçmen için hazır olacak.

İhlal ihbarları seçim iklimini daha da sertleştiriyor

Seçim sürecinin başka bir dikkat çeken boyutu da ihlal iddiaları. Bulgaristan İçişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Georgi Kandev, seçim ihlallerine ilişkin 1094 ihbar alındığını açıkladı. 2024 seçimleri öncesi kampanya döneminde bu sayının 179 olduğu düşünüldüğünde, artışın boyutu daha net ortaya çıkıyor.

Soruşturmaların 58’den 330’a, gözaltı sayısının 35’ten 188’e çıkması ve toplam 173 özel operasyon düzenlenmesi, seçimin ne kadar gergin bir atmosferde ilerlediğini gösteriyor. İçişleri Bakanı Emil Dechev ise bu artışı, halkın yeni yönetime daha fazla güven duyması ve sorunları bildirme konusunda daha istekli davranmasıyla açıkladı.

Bulgaristan’da 19 Nisan yalnızca bir seçim tarihi değil

Bulgaristan’da 19 Nisan sandığı, sadece yeni milletvekillerini belirlemeyecek. Bu seçim, ülkede yıllardır biriken öfkenin, ekonomik kırılganlığın, yolsuzluk algısının, organize suç etkisine yönelik tepkinin ve siyasi yorgunluğun nasıl bir sonuca dönüşeceğini gösterecek. Radev’in yükselişi, halkın yeni bir yön aradığını düşündürürken, seçim sonucunun meşruiyeti ve sonrasında kurulacak yapının kalıcılığı da şimdiden en büyük soru işaretleri arasında yer alıyor.

 

Bulgaristan

Bulgaristan hakkında bilgileri sizlere iletiyor olmaktan mutluluk duyuyoruz. Sormak ve bilgi edinmek istediğiniz her şeyi bize yazabilirsiniz. Аслъ Байрам

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu