Bulgaristan siyah havyarda Avrupa liderliğini aldı
Bulgaristan, 2025 yılında 15 tonluk ihracat ve 25 milyon euroyu aşan gelirle siyah havyarda Fransa ve İtalya’yı geride bırakarak Avrupa’nın zirvesine yerleşti.
Bulgaristan, siyah havyar ihracatında Avrupa’nın en büyük tedarikçisi konumuna yükseldi. Kota sistemiyle yürütülen ihracat sayesinde ülke, hem üretim hacmi hem de gelir açısından rakiplerini geride bırakarak kıtanın lideri oldu.
Bulgaristan’dan 15 ton ihracat, 25 milyon euro gelir
Uzman verilerine göre Bulgaristan, yılda yaklaşık 15 ton siyah havyarı dünya pazarına sunuyor. Bu ihracattan elde edilen gelirin 25 milyon euroyu aştığı belirtilirken, ülkenin özellikle Fransa ve İtalya gibi geleneksel havyar pazarlarında güçlü bir pay elde ettiği vurgulanıyor. İhracat süreci, Çevre ve Su Bakanlığı’nın denetiminde kota bazlı olarak yürütülüyor ve belirli firmalara sınırlı ihracat hakkı tanınıyor.
Mersin balığı için süresiz av yasağı
2026 yılı başından itibaren Tuna Nehri ve Karadeniz’deki tüm mersin balığı türleri için süresiz av yasağı yürürlüğe girdi. Uzmanlara göre mersin balıkları, nesli tükenme riski altında bulunuyor. Yasa dışı avcılık, doğal yaşam alanlarının bozulması ve kaçak ticaret, türün geleceğini tehdit eden en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Uyduyla izlenen göç yolları
Bulgaristan’daki araştırma enstitüleri, mersin balıklarının göç rotalarını ve yumurtlama alanlarını uydu sistemleriyle takip ediyor. Bu çalışmalarla hem türün korunması hem de sürdürülebilir üretimin devamlılığı hedefleniyor.
Kilosu 1650 euroya ulaştı
Siyah havyarın kilogram fiyatı 1650 euroya kadar yükselirken, yerli üreticiler iç pazarda da talebin hızla arttığını ifade ediyor. Sektör temsilcileri, Bulgaristan’daki üretimin Amerikan yaptırımlarından etkilenmediğini ve ürünün küresel pazarda yüksek talep görmeye devam ettiğini belirtiyor.
Hedef küresel liderlik
Bulgaristan, Avrupa’daki liderliğini korumanın yanı sıra siyah havyar üretiminde küresel ölçekte de en güçlü ülkelerden biri olmayı hedefliyor. Yetkililer, koruma önlemleri ve kontrollü üretim modeli sayesinde sektörün uzun vadede büyümesini sürdüreceğini öngörüyor.



