Bulgaristan Anayasa Mahkemesi’nden akaryakıt ve enerji önlemleri kararı
Bulgaristan Anayasa Mahkemesi, önceki parlamento döneminde geçici hükümete akaryakıt ve enerji fiyatlarına karşı acil ekonomik önlemler alınması yönünde verilen yetkinin anayasaya aykırı olduğuna hükmetti.
Bulgaristan’da akaryakıt ve enerji fiyatlarındaki artışa karşı hazırlanan destek mekanizmaları Anayasa Mahkemesi’nden döndü. Mahkeme, önceki parlamento tarafından Andrey Gyurov liderliğindeki geçici hükümete verilen görevlerin, Bakanlar Kurulu’nun yetki alanını aşacak nitelikte olduğunu değerlendirdi. Kararda, parlamentonun bütçesel yönetim sınırlarını aşarak kuvvetler ayrılığı ilkesini ihlal ettiği vurgulandı.
Bulgaristan’da acil ekonomik önlemler hukuka aykırı bulundu
Anayasa Mahkemesi, ham petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artışın etkilerini azaltmak amacıyla alınması istenen önlemleri inceledi.
Mahkeme, söz konusu kararın anayasa ve bütçe yasalarıyla uyumlu olmadığı sonucuna vardı. Kararda, parlamentonun hükümete bu kapsamda doğrudan görev vermesinin anayasal sınırları aştığı belirtildi.
Destek planı hangi alanları kapsıyordu?
Parlamentonun 13 Mart’ta kabul ettiği karar, hükümetten birçok alana yönelik destek paketi hazırlanmasını öngörüyordu.
Bu kapsamda şirketler, hastaneler, okullar, ulaşım firmaları ve şehir içi toplu taşıma hizmetleri için ekonomik tedbirler geliştirilmesi istenmişti.
Bulgaristan İhracat Sigorta Ajansı’na, ulaşım firmalarının leasing ödemelerini 2026 sonuna kadar erteleyebilmesi için garanti sağlama görevi verilmişti.
Ayrıca Maliye Bakanlığı’na bağlı Fon üzerinden, yüksek yakıt fiyatlarından doğan ek gelirlerle ya da Devlet Kalkınma Bankası kaynaklarıyla destek sağlanması planlanmıştı.
Mahkemeden kuvvetler ayrılığı vurgusu
Anayasa Mahkemesi kararını oybirliğiyle aldı. Mahkeme, milletvekillerinin bu tür bir karar alarak kendilerine tanınan bütçesel yönetim yetkilerini aştığını bildirdi. Kararda, bu durumun kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olduğu ifade edildi.
Mahkeme, benzer uygulamaların geçmiş parlamento dönemlerinde de görüldüğünü ancak son dönemde aynı yöntemin yeniden sürdürüldüğünü belirtti.



